SES KOPYALAMA NEDİR?
Ses kopyalama, insan sesinin özel olarak hazırlanmış bir bilgisayar programı yoluyla, yapay olarak kopyalanması anlamına geliyor. Bir kişinin sesini kopyalamak için, bilgisayar yazılımına bu kişinin konuşurken kaydedilmiş sesi yükleniyor. Ardından bilgisayar yazılımı da bundan yararlanarak, klavye ile yazılan her şeyi bu kişinin sesi ile söyleyebiliyor. Bilgisayar yazılımı sadece aksanınızı değil, sesinizin tınısını, tonlamanızı, ritminizi ve hatta nefes akışınızı da algılayabiliyor. Burada üretilen ses ayrıca; korku, öfke, mutluluk, sıkkınlık gibi duyguları da yansıtabiliyor.
NERELERDE KULLANILIR?
Ses kopyalama teknolojisi, ameliyat veya hastalık sonrası sesini kaybetmiş kişiler gibi, yardım almadan konuşamayan hastalar için yapay sesler oluşturmak, seslendirme ve dublaj alanında kolaylık sağlayabilmek gibi amaçlarla geliştirilmeye başlanmıştır. Örneğin, bu teknolojiyi klinik çalışmalarında kullanabilmek amacıyla, Northeastern Üniversitesi’nde İletişim Bilimleri ve Bozuklukları profesörü olan Rupal Patel tarafından 2014 yılında kurulan, ABD Boston merkezli VocaliD isimli bir işletme de mevcuttur.
Ses kopyalama teknolojisi, bir sinema oyuncusunun ya da seslendirme sanatçısının sözlerini farklı dillere çevirmek için de kullanılabiliyor. Bu sayede film yapım şirketlerinin, uluslararası dağıtıma girecek dublajlı filmleri için, ayrı olarak ses sanatçıları ile çalışması gerekmiyor.
Ses kopyalama teknolojisi, bir ticari potansiyele sahip olsa da, günümüzde sıkça yaşanmaya başlanan siber suçlarda da kullanabileceğine, dolandırıcılık amacına hizmet edebileceğine dair endişeleri de beraberinde getirmektedir. Bir siber güvenlik şirketi olan Minerva Labs‘ın da patronu da olan ve siber güvenlik konularında uzman olan Eddy Bobritsky, yapay seslerle birlikte gelen büyük bir güvenlik riski olduğunu söylüyor. Bobritsky’a göre bu teknoloji, insanları başka birinin konuştuğuna ikna etmek için oldukça etkili bir yöntem ve bu da siber suçlara davetiye çıkarıyor.
KONUYLA İLGİLİ UZMANLARIN GÖRÜŞÜ
Bobritsky, durumun ciddiyetini, “E-posta ve mesaj gibi yollarla başkalarını taklit etmenin oldukça kolay olduğu yıllardır biliniyor. Ama biriyle telefonda konuşmak, o kişiyi gerçekten tanıdığınızdan emin olmanın en yaygın yollarından biriydi. Seslere güvenme durumu maalesef artık değişti. Örneğin bir patron hassas bilgiler istemek için bir çalışanını ararsa ve çalışan patronun sesi olduğundan eminse istenileni hemen verir. Bu, birçok siber suç için yol açacaktır.” şeklinde özetliyor.
Ülkemizin bu konudaki uzmanlarından olan Gürsel Tursun, ses kopyalama teknolojisini, “Ses kopyalama, bir kişinin orijinal sesini dijital ortamda sentezleyerek yapay simülasyonunu oluşturma durumudur. Kısaca, orijinal sesin bire bir benzer kopyasını oluşturma işlemidir. Klasik oltalama yöntemlerinin yanı sıra, ses kopyalama yöntemiyle yapılan oltalama vakaları her geçen gün daha fazla duyulmaya başlandı.” şeklinde ifade etmekte ve bunu bir örnekle şöyle anlatmaktadır:
“Wall Street Journal tarafından ele alınan bir habere göre, 2019 yılında bir şirket ses kopyalama teknolojisi ile dolandırıldı. Bir şirketin CEO’su, patronunun sesinin kopyası ile kandırılmış, 260 bin dolar parayı dolandırıcıların hesabına aktarmıştı. Bu ve buna benzer vakaların artması söz konusu.”
Kopyalanmış bir sesi orijinalinden ayırt etmenin oldukça güç olduğundan bahseden Tursun, “Ses kopyalama üzerine çalışan firmalar mevcut, bu firmalar %98’in üzerinde orijinale yakın ses kopyalayabilmekteler. Ses kopyalamada diğer önemli konular ise, ses kopyalamayla birlikte, kişinin konuşma karakteristiğini de kopyalayabilmek ve taklit edebilmektir. Ses kopyalama teknolojisi aslında iyi amaçla tasarlanmış bir teknolojidir. Birçok alanda ses kopyalama yöntemi kullanılabilmektedir. Örneğin, çağrı merkezlerinde bu teknoloji sıklıkla kullanılmaktadır. Bunun dışında farklı dillerde kitap ve film seslendirmelerinde, web sitesinin sesli betimlemelerinde, havaalanlarında ve tren istasyonlarında genel seslendirmelerde, bankaların tüm bankacılık işlemlerinde kullanılabilmektedir.” şeklinde bilgi vermektedir.
SESLERİMİZ ÇALINABİLİR!
Yaşanan son teknolojik gelişmeler, ses kopyalama teknolojisi ile seslerimizin çalınabileceğini gösterse de, yine de bunun çok kolay bir süreç olmadığı ifade edilmektedir. Bu konu için sosyal medyaya dikkat çeken siber güvenlik uzmanları, “Bir kişinin sesinin çalınabilmesi için bir süre konuşmasının kayıt altına alınıp sentezlenmesi gerek. Standart bir durumda bunu yapmak pek kolay değil. Ancak sosyal medyaya birçok video içerik ve sesini yüklemiş olan bir kişinin ses kopyalaması yapılabilir” diyor.
SESİMİZ BANKA HESAPLARINA ERİŞMEK İÇİN KULLANILABİLİR Mİ?
Siber güvenlik uzmanları, sesimizin çalınması durumunda nasıl bir tehlike altında olabileceğimizi şöyle ifade etmekteler: “Çalınan ses, ses sahibinin tanıdıkları ve çalışma arkadaşları üzerinden oltalama yöntemiyle gelir elde etmek amaçlı kullanılabilir. Kişinin banka hesaplarına erişmek için kullanılabilir. Sosyal medya ve benzeri hesapları ele geçirilebilir. Zira artık birçok mecrada ses, göz ve yüz tanıma sistemleri aktif olarak kullanılmakta. Bu da olası tehditleri beraberinde getiriyor.”
DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN HUSUSLAR
Birçok konuda olduğu gibi, ses kopyalama konusunda da 2. bir kontrol mekanizması oluşturmanın; hem daha güvende olmamızı, hem de sesimizin kopyalanması konusunda dikkat etmemizi sağlayacak, önemli bir husus olarak ifade edilmektedir. Siber güvenlik uzmanları, bu hususu şu şekilde örneklendirmektedir: “Sizden para talep eden bir tanıdığınızın sesiyle arandığınızda, mutlaka başka bir tanıdık üzerinden bu talebin doğruluğunu kontrol ediniz. Şirketlerde bu tip para transfer onaylarını, ikinci bir kişinin daha onaya dahil edilmesi yoluyla sağlayabilirsiniz. Diğer bir önlem de, sadece sizin ve sesi kopyalanan kişinin bilebileceği sorular sormanız olabilir. Bu, dolandırılıp dolandırılmadığınız yönünde size bilgi verebilir.”

