Onlar cennete girerler ve orada hesapsız olarak kendilerine rızık verilir. Onların düşmanları da alevli ateşe atılacaklardır. Mahşer günü cehennem, gökten yeryüzüne indirildiğinde büyük bir gürültü ve uğultuyla feryat kopararak dünyaya yol alıyor, dünyada hiç duyulmayan bir sesle, uğultu ve iniltiyle iniyor, görevli melekler zar zor zapt edebiliyorlar. İçi fokur fokur kaynıyor. Cehennem Ehl-i Beyt düşmanlarını bir an önce yutması için sabırsızlanıyor.
Öfkesinden neredeyse çatlayacak hale gelir, içine ne zaman cehennemlik bir topluluk veya neslipâk düşmanları atılırsa, cehennem bekçileri onlara sorarlar: “Ey Allah’ın kulları ve Resulullah’ın evlatlarının düşmanları! Siz dünyada iken size hiç uyarıcı ve öğretici gelmedi mi, uyarılmadınız mı?”. Onlar ise şöyle derler: “Evet, doğrusu bize uyarıcı da öğretici de geldi fakat biz inanmadık, umursamadık ve yalanladık.” Görevli melekler: “O zaman girin cehenneme!”
SEYYİD HÜSEYIN ZERRÂKİ
DÜNYA SEYYİDLER VE ŞERİFLER KÜLTÜR VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI
