Hasan-ı Basri Kimdir?
Hasan-ı Basri hazretleri Basra’lı meşhur bir tâbiî, âlim ve zâhiddir. (642) yılında Medine’de doğdu. Babası Yesâr’ın müslüman olmadan önceki adı Feyrûz’dur. Irak’ın fethi sırasında Basra yakınlarındaki Meysân kasabasından Medine’ye getirilen esirlerden olduğu söylenir. Yesâr, oğlunun şöhreti dolayısıyla daha çok Ebü’l-Hasan adıyla tanınır. Kaynaklarda Zeyd bin Sâbit’in veya Enes bin Mâlik’in halasının âzatlısı olarak gösterilir ve efendisine nispetle kendisine Ensârî nisbesi verilir. (İbn Sa‘d, VII,156) Hasan-ı Basrî’nin annesi Hayre, Resûl-i Ekrem’in eşi Ümmü Seleme’nin âzatlısı ve hizmetkârıdır. Bundan dolayı Hasan’la daha çok Ümmü Seleme ilgilenmiş, bilgili ve hakîm bir kişi olarak yetişmesinde bu ortamın büyük rolü olmuştur. (İbn Hallikân, II, 69, Ahmed Halîl Cum‘a, I, 161-167). Kendisinden küçük olan iki kardeşinden Saîd hadisçi, Ammâr ise Allah korkusundan dolayı çok ağlamakla tanınan bir zâhid idi.
Hz.Ömer başta olmak üzere birçok sahâbînin duasını alan Hasan-ı Basri 12 yaşında Kur’an’ı ezberledi. Yetmişi Bedir gazisi olmak üzere 120 kadar sahâbî ile görüşme imkânı buldu. Hz.Osman’ın şehit edilmesi, Cemel ve Sıffîn savaşları ve Kerbelâ Vak‘ası gibi birçok fitneye şahit olmuştur. Bu konulardaki düşüncelerini cesaretle ortaya koymuş ve bu tutumuyla da halkın takdirini kazanmıştır. İlke olarak devlete ve siyasî otoriteye baş kaldırılmasına karşı olduğundan telkin ve zorlamalara rağmen isyanlara katılmamıştır ancak zâlim ve zorba devlet adamlarını hiç çekinmeden tenkit ederek baskı altındaki halkın hislerine tercüman olmuştur.
Emeviler’e Yaptığı Davetler
Emevî halifelerini ve valilerini âdil olmaya davet etmiş ve şu davranışlarını büyük hata olarak görmüştür;
- Muaviye’nin istişareyi bir yana bırakıp kılıç kuvvetiyle iktidara gelmesi
- Siyasî sebeplerle Ebu Süfyan’nın gayri meşru çocuğu Ziyâd bin Ebîh’i kendi nesebine katması
- Hucr bin Adî’yi haksız olarak öldürtmesi
- Lâyık olmadığı halde oğlu Yezîd’i veliaht yapmasını büyük hata olarak görmüştür.
Bu yanlışlardan birinin bile kişinin mahvolmasına yeteceğini söylemiştir. (İbnü’l-Murtazâ, s 23).
Emevîler’in baskı ve şiddete dayalı yönetimiyle tanınan Irak Valisi Haccâc’ı ağır bir dille kınamış, onun Saîd bin Cübeyr’i katletmesini büyük bir felâket olarak görmüştür. Pek çok sahâbîden hadis rivayet eden Hasan-ı Basrî tâbiînin en faziletlilerinden biri olarak kabul edilir. “Basra halkının şeyhi”, “Basralı’ların imamı” gibi unvanların yanında Zehebî onun için “Şeyhü’l-İslâm” tabirini kullanır. Hasan-ı Basri şöyle demiştir: “Muaviye dört şey yaptı ki bunların her biri onun katli için yeterliydi”;
- Sahabe arasında liyakatli, yetenekli ve dürüst insanlar varken sefih ve düşüncesiz insanları müslüman halkın başına musallat etti.
- Sürekli sarhoş olan, ipek elbiseler giyip def ve tanbur çalan oğlu Yezid’i halifelik makamına oturttu.
- Ziyad’ı kendi kardeşi ilan etti. Oysa ki Muaviye’nin babası, Ziyad’ın annesiyle zinada bulunmuştu. Hz.Resulullah (s.a.v)’ın sarih buyruğu gereğince “Zina yoluyla akrabalık bağının oluşmayacağı” bilinmekteydi.
- Müslümanlar arasında takva ve inkilabiliğiyle tanınan Hucr bin Adiyy ile arkadaşlarını öldürttü.

