Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ Âlihî ve Ashâbihî Ecmaîn.
GİRİŞ: EHL-İ BEYT’İN İSLAM’DAKİ MEVKİSİ
Ehlibeyt lügatte “ev halkı” demektir. Istılahta ise; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in pâk ailesi demektir.Başta Hz. Ali, Hz.Fâtıma,Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin olmak üzere mübarek zürriyetleri ve tertemiz soylarıdır.
Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de Ehlibeyt’in faziletini şöyle beyan buyurmuştur:
“Allah, siz Ehlibeyt’ten her türlü kiri giderip sizi tertemiz kılmak ister.” (Ahzâb Suresi, 33)
Bu âyet-i kerîme, Ehlibeyt’in ismet ve taharetini, her türlü günahtan ve ayıptan münezzeh kılındığını açıkça ortaya koymaktadır. Onlar, ümmet-i Muhammed için hidayet meşalesi ve kurtuluş gemisidir.
Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz de birçok Hadis-i Şeriflerinde ümmetini Ehlibeyt’ine sahip çıkmaya davet etmiştir.
ESAS MESELE: SEYYİDLERE HÜRMETSİZLİK EDEN YÖNETİCİLER.
Tarih boyunca ve günümüzde de Ehlibeyt’e, yani Seyyid ve Şeriflere karşı lakaytlık gösteren, onlara hürmet etmeyen bazı yöneticilerin varlığı, ümmet için büyük bir imtihandır.
Bu tavır, sadece bir siyasi tercih değil, aynı zamanda imanın bir gereğini yerine getirmemek demektir.
Bu gafletin neticelerini şu başlıklar altında toplayabiliriz:
- İMAN ZAAFININ ALAMETİDİR
Ehlibeyt’e muhabbet,imanın şubelerindendir. Bir yönetici, Allah ve Resûlü’nün bu kadar tazim buyurduğu bir zümreye hürmet etmiyorsa, bu durum onun imanında ciddi bir zayıflık olduğunun alametidir.
Çünkü Allah’ın sevdiğini sevmek, buğz ettiğini buğzetmek imandandır. Allah’ın emrine itaat etmemek, kişiyi hem manen hem de ruhen tehlikeye düşürür
- TOPLUMSAL BİRLİK VE BERAEBERLİĞİN ZEDELENMESİDİR:
Ehlibeyt sevgisi, Müslümanları birleştiren en büyük harçtır. Bir yönetici bu muhabbeti görmezden gelirse, toplumda fitne tohumları ekilmiş olur.
Müslümanlar arasında ayrılık, soğukluk ve kutuplaşma baş gösterir. Oysa İslam, birlik ve kardeşlik diniyken, bu tavır ümmetin dağılmasına hizmet eder.
- DÜNYEVİ SIKINTI VE ZİLLETE SEBEP OLUR
İslam tarihi bize açık bir ders vermektedir. Ehlibeyt’e zulmeden,onları dışlayan veya kıymetini bilmeyen hiçbir yönetici ve devlet payidar olamamıştır.
Dünya hayatında bereketin kalkması, işlerin rast gitmemesi, halkın nazarında itibar kaybı bu gafletin bir neticesidir.Çünkü zulüm ile abat olunmaz.
- AHİRETTE BÜYÜK BİR VEBAL VE AZAPTIR.
En dehşetlisi ise ahiret azabıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bu hususta ümmetini şöyle ikaz buyurmuştur:
*”Ehlibeyt’ime zulmedenler, Kıyamet günü benimle karşılaşamayacaklar ve Cennetin kokusunu dahi alamayacaklar.”
Bu Hadis-i Şerif, meselenin ciddiyetini gözler önüne sermektedir. Ehlibeyt’e hürmetsizlik, doğrudan doğruya Resûlullah (s.a.v.)’e hürmetsizliktir.
SONUÇ VE TAVSİYE
Sonuç olarak şunu çok iyi bilmeliyiz ki; Seyyidlere ve Ehlibeyt’e saygıyı ihmal eden yöneticiler,hem dünyada hem de ahirette büyük bir mesuliyet altına girmektedirler.
Her Müslümanın, bilhassa idareci konumunda olanların vazifesi; Allah’ın emrine, Peygamber Efendimiz’in vasiyetine uymak ve Ehlibeyt’e edep ve muhabbetle yaklaşmaktır.
Unutmayalım ki; Ehlibeyt’e hürmet, Resûlullah’a hürmettir. Resûlullah’a hürmet ise,Allah’a itaattir.
Yüce Rabbimiz bizleri,Ehlibeyt’in yolundan ayırmasın.Onların şefaatine nail eylesin.Amin.
Vesselâmü aleymenittebeal hüdâ

