Salat ve selam peygamberimize ve O’nun âl-i ashabına olsun.
Peygamerimiz (s a.v.) Kur’ân-ı Kerim’in hem mücerred,hemde müşahhas hâlidir.
O’na zübde-i âlem zübde-i islam zübde-i Kur’ân da denir.
Zahir ve batın bütün hükümlerin,ilimlerin kaynağı O’dur.
Onun için bütün mezhepler,meşrepler ve tarikatlar bir merkezde
yönelenerek/ toplanarak zuhur etmiş ve ortaya çıkmıştır.
Peygamberimiz (s.a.v.) Veda Hacc’inda,Size iki emanet bırakıyorum, biri allah’ın kitabı kur’an,diğeride ıtretim,ehl-i beyt’imdir bunlara sarıldığınız müddetçe hidayettesiniz buyurdu.
Her mezhep ve meşrebin,tarikatın merkezi ehl-beyt’tir.
Herkesin onlara dönmesi ve sarılması kaçınılmazdır.
Ehl-i Beyt,Kur’an-ı Kerim’de Cenabı Hakk’ın doğru;temiz,sevilmesi şart olarak buyurduğu peygamber ailesidır.
Kur’an-ı Kerim’de Ehl-i Beyt hakkında yer alan ayetlerden bazıları şöyledir:
1-TATHİR AYETİ:
“Yüca Allah ancak ve ancak siz ehl-i beyt’ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister.”
2-MEVEDDET AYETİ:
“De ki :Ben bu peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden yakınlarıma ehl-i beyt’ime sevgiden başka hiç bir ücret istemiyorum.
İmam Şafii,Ehl-i Beyt’i sevmenin farz olduğuna işaret etmektedir.
3-MÜBAHALE AYETİ:
“Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya girişirse,de ki:Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı,kadınlarımızı ve kadınlarınızı kendimizi ve kendinizi çağıralım ve sonra dua edelim de,Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun.”
4-EBRAR AYETLERİ:
İnsan suresi’nin 8.Ayeti de ehl-i beyt hakındadır:”Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler,onları doyururlar.”

